Yalanlar gerçek olursa!

60 ihtilalini yapanlar Adnan Menderes dönemini sebepleriyle, sonuçlarıyla, tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturup, gerçekleri halkımıza anlatıp, devletimizi ona göre düzeltip önlemler aldı mı? HAYIR.

Gelen hükümetler de 60 ihtilalinin sebep ve sonuçlarını tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturup, gerçekleri halkımıza anlatıp, devleti düzeltip gerekli önlemleri almadığı için bu sefer 12 mart 1972 muhtırası oldu, akabinde sağ-sol olayları ve 1980 Darbesi;

80 darbesinden sonra iktidar olanlar yaşananları sebep-sonuçlarıyla, tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturup, gerçekleri halkımıza anlatıp devleti düzeltip gerekli önlemleri aldı mı? HAYIR.

Gelen iktidar dindar insanlarımızın oyunu almak için Menderes’i kahraman ilan etti, bu esnada PKK terör örgütünün, fethullah ajan örgütünün kuruluşunu önemsemedi. Birçok aydına ve devlet adamına suikastler düzenlenirken, iktidardakiler laikliği anlamından çıkarıp din tüccarlarının ekmeğine yağ sürerek günü kurtardıklarını sanarken, bir şeylere zemin hazırlamak isteyenler 28 Şubat 1997 post-modern darbesini yaptı. Gelen iktidardakiler bu olanları sebep-sonuçları ve tüm boyutlarıyla açıklığa kavuşturup gerçekleri millete anlatıp devletimiz de gerekli düzeltmeleri yapıp önlemler aldı mı? ALMADI.

Sonrasında iktidarlar değişti, devlette palazlanan fetö terör örgütü 2007 yılında kumpaslarla üstelik ismini Türklüğü aşağılamak için Türk’ün varoluş destanı olan “Ergenekon” terör örgütü koyup TSK’nın yönetim kadrosunu terörist diye tutuklayıp TSK’nın tüm mahrem bilgilerini düşman devletlere verdi. İskilipli Atıf Hoca gibi dini kullanan ajan, vatan hainlerini halkın gözünde mağdur din adamları yaptı.
2013’te Gezi Parkında masum başlayan gösterileri bilerek büyütüp millete göz dağı vermek için dinimize hakaret ediliyor yalanları ile zor kullanarak bastırdı.

Yine 2013 yılının Aralık ayında fetö örgütünün hükumete muhtırası 17-25 Aralık olayları oldu. İstediğini alamayan fetö örgütü 15 Temmuz 2016’da işgal girişiminde bulundu, millet izin vermeyince başarısız oldu. Peki 15 Temmuz’dan sonra tüm bu olanlar sebep, sonuç ve tüm gerçekliği ile halka anlatılıp, olanlardan ders alınıp, devlette gerekli düzenlemeler yapılıp önlemler alındı mı? HAYIR.

Tüm bu olanlara bakınca 1950’den bugüne kadar yavaş yavaş ülkemiz kuruluş değerlerinden uzaklaştı, o günden bu güne kadar ki siyasilerimiz sadece koltuk için uğraştılar, koltuk sahibi olanlar da koltuğunu kaybetmemek için gerçekleri ortaya çıkarmak bir yana bu konularda hiç konuşmadılar, hal böyle olunca da bir kısır döngü de dönüp duruyoruz.

Bu kısır döngüden çıkmanın tek yolu yıllardır söylediğim milletvekili adaylarını parti Genel Başkanı ve yönetimi belirlememeli, parti üyeleri belirlemeli ki seçilenler halkın vekili yanı gerçekten milletvekili olsunlar, bu milletvekillerinden oluşacak TBMM ilk önce 1940’dan bugüne yakın tarihimizi tüm çıplaklığıyla tarafsız objektif şekilde ortaya çıkarıp öncelikle gençlerimiz olmak üzere tüm halkımızın gerçekleri öğrenmesini sağlamalı aynı zamanda da TBMM kendi itibarının daim olması için önce milletvekili dokunulmazlıklarını sınırlandırıp maaşlarını öğretmen maaşına indirmeli ve süratle devlette liyakati ve adaleti hakim kılmalı, devlette oto kontrolü sağlayacak güçler ayrılığını tesis edip her şeyi sürekli denetlemelidir.

Mehmet Yılmaz

Mehmet Yılmaz

Vatanını Sevenler Federasyonu Genel Başkanı

%d blogcu bunu beğendi: