GEZİ PARKI OLAYLARI

Gezi olayları ilk başladığında o zamanın başbakanı şimdiki Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın birinci derecedeki yakınlarına “Sayın Başbakan’a söyleyin kızı Sümeyye kardeşimizi (o zaman bekardı) elinde ağacıma dokunmayın yazılı pankartla Gezi Parkı’na gönderirse olaylar büyümeden biter ayrıca bu kendisine de siyasi artı olur” demiştim. Bu olmadı, tam tersine daha sonra FETÖ terör örgütünün yaptığı söylenen parktaki çocukların çadırlarının yakılması, çocuklara sert müdahaleler halkın öfkesine sebep oldu. Bunu fırsat bilen dış istihbarat servisleri, terör örgütleri olaya müdahil olduğu yetmezmiş gibi daha sonra yalan olduğu ortaya çıkan kapalı bir hanıma saldırıp üzerine işendiğini söyledikten sonra imamın “ben yalan söyleyemem” diyerek sürgün olduğu camide bira içildi yalanı gibi provokasyonyonlar da eklenince olaylar laik-anti laik çatışmasına evriltilmek istendi, büyüdü, çığrından çıktı, can ve mal kayıpları olarak son buldu.
AB’nin ve çoğunluğun hukuksuz bir karar olduğunu söylediği Gezi Parkı olaylarından dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Kavala’yı ve beraberinde ağır hapis cezaları alanları ben tanımam ama dört yıl tutuklu yargılayıp defalarca mahkemelerinin hakim ve savcılarının değiştirilmesi Anayasal düzeni değiştirmek için neler yaptıkları ile ilgili ortaya somut deliller konmadan cezalandırıldıkları da ortada, bundan daha önemlisi Gezi Parkı olaylarından dolayı Çarşı grubu dahil binlerce insan yargılandı yargılanıyor peki baş örtümden dolayı bana saldırdılar üzerime işediler yalanını söyleyen kadın ile camiye ayakkabılarıyla girip bira içtiler yalanını söyleyip halkı kışkırtan provokatörler niye yargılanmıyor?

Demem o ki

2013 yılında Gezi Parkı’nda masum çevreci gençlerin başlattığı daha sonra toplumsal harekete dönüşen 3 yıl sonra 15 Temmuz işgal girişimine zemin hazırlayan ülkemizde başta hukuk, adalet, düşünce özgürlüğü, demokrasi olmak üzere birçok konuda kırılma noktası bu olay ve üç yıl sonra olan 15 Temmuz nedenleri, niçinleri, sonuçları ile neden hala aydınlığa kavuşturulmamıştır?

Üstü örtülen her kötü şey mutlaka tekrarlanır, millet ilk yapılan askeri darbenin nedenlerini, niçinlerini, sonuçlarını bilseydi daha sonraki darbeler olmazdı ve şu an ülkemizde onlarca ABD üssü de olmazdı PKK bu kadar can alamazdı şu an ülkemizde on iki milyon sığınmacı da olmazdı, birçok olumsuz şey daha olmazdı.

Hep söylediğim gibi yapanın yaptığı yanında kâr kaldığı sürece hiçbir şey düzelmez.

Mehmet Yılmaz

Mehmet Yılmaz

Vatanını Sevenler Federasyonu Genel Başkanı

%d blogcu bunu beğendi: